arama

Brusellozis

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • MuhammeT
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...

Etken: Brucella abortus, B. melitensis, B. suıs, B. ovis, B. canis, B. neotomae, B. microti, B. inopinata, B. pinnipedialis, B. cetaceae, B.papionis.B. abortus sığırlarda, B.melitensis koyun ve keçilerde, B.suîs domuzlarda, B.ovis koçlarda, B.neotomae çöl ve orman farelerinde, B.canis köpeklerde ve son zamanlarda keş­fedilen türlerden B.microti tarla farelerinde, B.cetaceae su memelilerinde (Bali­na, Yunusbalığı..,v.b.), B.pinnipedialis suda yaşayan yüzgeçayaklılarda (Ayı balı­ğı…. v.b) birinci derecede infeksiyon meydana getirirlerse de her biri çeşitli hayvan türlerini, duyarlılıkları oranında infekte edebilirler. B.inopinata ve B.papionis son konağı bilinmeyen Brusella türleridir. Bütün evcil ve yabani hayvanlar Brusellozise karşı duyarlıdırlar.

Klinik bulgular: İnfeksiyonların hemen hepsi akıntılar ve atık materyalle­rinin ağız yoluyla alınması ile meydana gelir. Klasik ve klinik tablo abortlardır. Abortlar genellikle gebeliğin ikinci 1/3Tük döneminde ve %25-80 arasında görü­lür. îlk gebelerde daha sık rastlanır. Yaşamları boyu en fazla 1-2 defa abort yaparlar ve abort yapan hayvanlar bir süre immun kalır. Aborttan sonra plasenta atıldıysa hayvan iyileşip tekrar gebe kalabilir. Ancak normal doğum olabileceği gibi abortlar da meydana gelebilir. Doğan hayvanlarda gastro-enteritis ve septisemi sonucu iki hafta içinde ölümler görülebilir. Aborttan sonra plasenta içerde kalmışsa ve putrifi- kasyon olmuşsa septisemi sonucu ölümler meydana gelebilir. Kronikleşirse kısırlığa neden olur. Özellikle geç yavru atanlarda fetüs ile uterus arasında üreyen bağ doku­nun meydana getirdiği kuvvetli bağ ile plasenta retensiyonu olayları artar. Brusel- la’lar özellikle meme ve supramammary lenf bezlerinde yerleşerek %20’lere varan süt azalmalarına neden olur. Erkek hayvanlarda orşitis, epididimitis ve seminal vezikülitis sonucu kısırlık meydana gelir. Kısırlarda penis üzerinde kırmızı kabar­cıklar görülür. Bazen tek eklemde artritis oluşur. B.melitensis’’te keratitis, kronik bronşitis ve deri altı apseleri de görülebilir.

Otopsi bulguları: Plasenta kalınlaşmış, kotiledonlarda diffuz veya lokal nekroz odaklan, uterusta fibrinli bir iltihap, fetüsde ödem, fötal membranlarda je- latinöz bir ödem, karın boşluğunda kanlı eksudat bulunur. Atık fetüsün mide ve bağırsaklarında iltihap gözlenir ve içinde kirli sarımsı-beyaz renkte sümüksü bir sıvı bulunur. Dalak ve lenf düğümleri şişkindir. Bazen yavru içerde kalarak mumu- fiye olur. Vajinal mukozada kırmızı nodüller, gri beyaz, gri kırmızı, mukopurulent eksudat görülür.

Marazi madde seçimi ve gönderme şekli: Bakteriyolojik muayeneler için: Sahadan alman örneklerin kültüründen iyi bir sonuç alınması, dikkatli bir şekilde hazırlanma ve laboratuvara gönderilme şekline bağlıdır. Örnekler alındıktan sonra hemen soğutulmak ve 12 saatten fazla sürecek yolculuklar için ise dondurulmalı­dır. Örnekler, içinde kuru buz bulunan, sızdırmaz şekilde polistren köpük kutulara konulmalıdır.

-Atık fetüs : Atık fetüsten kültürel muayene için alınacak en uygun örnekler; mide içeriği, akciğer ve dalaktır. Mide içeriğinden örnek, mide duvarının sıcak bir spatül ile yakılmasından sonra aynı yerden pastör pipeti ile mide içerisine girilmesi ile alınarak steril kap içine konulur. Akciğer ve dalak parçaları da steril olarak alı­nır ve mümkün olursa %50 gliserinli fizyolojik tuzlu su içinde laboratuvara gönde­rilir. Laboratuvara yakın yerlerde cenin bütün olarak ve sızıntı yapmayacak şekilde paketlenip gönderilebilir.

-Fötal membranlar : Dikkatli bir şekilde incelenmeli, en sağlıksız görünen kotiledonlar alınıp kültür için laboratuvara gönderilmelidir. İnfekte kotiledonlar normal parlak kırmızı renklerini kaybederler ve kirli grimsi sarı renk alırlar.

-Vajinal svaplar : Koyun, keçi ve sığırlardan alınacak vajinal svaplar, atık veya doğum sonrası çok fazla süre geçirilmeden ve transport besiyerli svaplara alınarak soğuk zincir altında laboratuvara gönderilmelidir.

-Vajina akıntısı : Yaklaşık 10 mİ vajina akıntısı steril bir kap içinde ve soğuk zincir altında laboratuvara gönderilmelidir.

-Kan kültürü : Kan, sitratlı kan tüpüne veya şırıngaya 10 mİ alınır. Antikoa- gülantsız alınan kanlar besi yerine hemen ekilmelidir.

-Süt: Süt örnekleri hayvanların tüm memelerinden ve her meme bölgesinden 20 mİ olarak alınmalıdır. Memeler yıkanır, meme uçları alkollenip kurutulur ve örnek almaya kişinin bulunduğu taraftaki memelerden başlanır. Sütün ilk bir-iki sıkımı dışarı atılır, sonra steril şişe veya tüplere alınır. Örnek alırken sütle el veya parmakların temas etmemesine dikkat edilir. Hayvandan hayvana geçerken eller yumuşak bir dezenfektan ile yıkanmalıdır.

Serolojik muayeneler için :

-Kan ve kan serumu : Steril bir tüpe 10 mİ kadar alınır ve tüp sallanmadan sehpasına konulur. Laboratuvar yakın ise kan olduğu gibi veya serumu çıkartı­lıp temiz bir tüpe aktanlarak ve soğuk zincir şartlarında gönderilir. Ulaşım birkaç gün sürecekse alınan kan serum örneklerinin içine koruyucu olarak %10 oranında %5’lik fenol veya %0.1 ‘lik mertiolat konulur. Komplement fikzasyon testi uygula­nacaksa mertiolat tercih edilmelidir.

-Süt numunesi : Meme uçları yıkanıp dezenfekte edildikten sonra steril bir şişeye her memeden eşit olarak toplam 25 mİ süt alınır. Laboratuvara ulaşması birkaç gün sürecekse içine koruyucu olarak %2 oranında %5’lik formalin katılır.

-Vaiinal mukus : 2×5 cm boyunda bezden yapılmış bir tampona 60 cm uzun­luğunda bir iplik bağlanıp 2×40 cm boyunda cam borunun ucuna yerleştirilir ve ipliğin boş kalan ucu cam borunun diğer ucundan sarkıtılır. Aynı zamanda 0.75×50 cm boyunda cam bir baget tamponu itebilecek bir tarzda cam borunun içine yerleş­tirilir ve bu şekilde hazırlanan cihaz sterilize edilir. Cam borunun tamponu ihtiva eden ucu serviks uterinin hizasına gelecek şekilde vulvaya yerleştirilir ve tampon bagetle serviks uteriden içeri vajene itilir. Sonra cam boru ve baget dışarı alınır ve tampon vajen içinde 1.5 saat bırakılır. Tampon çıkarıldıktan sonra steril bir tüp veya şişeye konup laboratuvara gönderilir.

Koruma ve kontrol:Ülkemizde Bruselloz, ihbari mecburi bir hastalık olup teşhis edildiği taktirde ilgili mevzuat gereği işlemler ivedilikle yapılmalıdır. Hasta hayvanlar için uygun bir tedavi yöntemi olmamakla birlikte tecrit, kordon, karan­tina ve aşılama faaliyetleri, genel biyogüvenlik önlemleri ile birlikte titizlikle uy­gulanmalıdır.

Aşılama: Sürülerimizi brusellozdan korumanın en etkili ve en ucuz yolu on­ların bu hastalığa karşı aşılanmalarıdır. Küçükbaş hayvanlar için; 3-6 aylık yaştaki tüm dişi ve erkek küçükbaş hayvanların (kuzu, oğlak) aşılanması önemlidir. Ancak çeşitli nedenlerle aşılanmamış ve erişkinliğe ulaşmış koyun ve keçilerin de Bru- selloza karşı hayatları boyunca bir kez göz-damla aşısıyla aşılanmaları yeterli- dir. Sığırlarda ise 3-6 aylık yaştaki tüm dişi buzağıların Bruselloza karşı hayatları boyunca en az bir kez göz-damla aşısıyla aşılanmaları, bu hastalığa karşı bağışık olmaları ve korunmaları için yeterlidir. Aşı, gözün konjuktival alt kesesinin içine, prospektüsünde yazılan tüm uyarı ve tavsiyeler dikkate alınarak uygulanmalıdır.

 

Aşı suşlarının canlı ve insanlar için patojen olması sebebi ile uygulama sırasın­da aşı uygulayıcısı ve hayvan tutucusunun tüm güvenlik tedbirlerini almış olması gerekmektedir. (Gözlük, maske, eldiven ve uygun bir tulum giyilmelidir.) Ayrıca kullanılan aşı şişeleri, uygun yöntemlerle imha edilerek çevre sağlığı açısından risk unsurları ortadan kaldırılmalıdır.

Dezenfeksiyon: Brusellalar, bir çok dezenfektana karşı duyarlıdırlar. Bu maksatla sodyum hipoklorid formunda klorin, formalin, fenol, iodoforlar, benzal- kolyum klorür, peroksijen bileşikleri ve alkol etkili dezenfektanlar, amaca göre uygun oranlarda hazırlanarak, dezenfeksiyon için kullanılabilirler.