arama

Enzootik Abortus

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • MuhammeT
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...

ENZOOTİK ABORTUS

Etken: Chlamydophila abortus

Klinik bulgular: Chlamydophila abortus sığırlarda, koyun ve keçilerde ve ender olarak at, domuz ve geyiklerde hastalık oluşturur. Özellikle yoğun yetiştiri­cilik yapılan ve birbirine yakın çiftliklerin bulunduğu bölgelerde ciddi problemlere yol açmaktadır. Koyunlarda enzootik abort, en önemli klinik belirtisidir. Hastalık doğuma 2-3 hafta kala yavru atma, erken doğum ve zayıf yavru doğumuyla kendi­sini gösterir. înfekte hayvanlar abort yapana kadar hastalık belirtisi göstermezler. Aborttan 48 saat öncesi koyunlarda davranış değişikliği ve vajinal akıntı görülebi­lir. Zayıf yavrular genellikle 48 saat içerisinde ölür. Bazen infekte annenin yavrula­rından biri ölürken diğeri sağlıklı olabilir. Gebeliğin 100. gününden önce abort şe­killenmesi nadirdir. Hastalık sürüye ilk girdiğinde abort oranı düşüktür. Bir sonraki yıl % 30 lara varan abort olgularıyla karşılaşılabilir. Gebeliğin ileri dönemlerinde infeksiyona yakalanmış koyunlarda abort şekillenmeyebilir ancak koyunlar latent infekte hale gelirler. Takip eden gebelikte bu koyunlar abort yaparlar. Daha önce abort yapmış hayvanların sürüye alınmaları sürü için en büyük tehlikedir. Özellikle ilkine gebe kalan genç hayvanlarda abort daha fazla görülür. Etken infekte yavru suları ve atıklarıyla temas eden kişiler ve laboratuvar ortamında gerekli önlemleri almadan kültürel uygulamalar yapan laboratuvar çalışanlarında subklinik infeksiyondan grip benzeri hastalığa kadar çeşitli şekillerde hastalık oluşturur. C.abor­tus’ un hamile kadınlarda plasentitis ve abortus yaptığı kanıtlanmıştır. O yüzden özellikle hamile kadınların hastalık kaynağı olabilecek materyallerden uzak dur­ması gerekmektedir.

Otopsi bulgulan: Makroskopik olarak belirlenen en önemli bulgu nekrotik ve kalınlaşmış fetal membranlardır, Kotiledonlarda solgunluk ve nekroz, interkoti- ledonar dokularda ödem ve kalınlaşma ve koyu pembe renkli ve döküntüler içeren eksudat görülür.

Marazi madde seçimi ve gönderme şekli: Bakteriyolojik ve moleküler test­ler için plasental doku ve sıvılar, fetusa ait mide içeriği ve organlar laboratuvara gönderilir. Vajinal svap gönderilecekse abortun üzerinden 24 saatten fazla geçme­miş olması gerekir. Hastalığın serolojik tanısı ve sürü bazında taramasının yapıl­ması için kan serumu gönderilir. Kan serumu hem abort anında hem de aborttan 3 hafta sonra gönderilmelidir. Laboratuvara gönderilecek materyaller soğuk zincir altında ve mümkün olduğu en kısa sürede laboratuvara ulaştırılmalıdır.

Koruma ve kontrol: Her ne kadar Türkiye’de henüz ticari aşılar yaygın bu­lunmasa da, inaktif veya canlı attenüe aşılar kullanılabilir. Aşılama doğumdan en az 4 hafta öncesinde yapılmalıdır. Aşılama tamamen koruyuculuk sağlamasa da hem saçılımı hem de abort oranını en az 3 yavrulama sezonu boyunca düşürür. Canlı aşılar eradikasyon amaçlı kullanılabilir ancak bu aşıların kullanıldığı sürü­lerde bazı atıkların aşı suşundan kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Daha önce bu infeksiyonla infekte sürülerde antibiyotik kullanımı infeksiyonu kontrol altına alabilir ancak bakterinin çevreye yayılmasını engelleyemez. Ge­beliğin 95. gününden itibaren başlanan 20 mg/kg dozunda uzun etkili oksitetrasik- linin doğuma kadar 2 hafta aralıklarla verilmesi tavsiye edilir. İnfeksiyonun erken zamanlarında tetrasiklinlerle tedavi oldukça başarılıdır ancak antibiyotik kullanımı rutin prosedür olmamalıdır. Bir salgınla karşılaşıldığında en temel amaç infeksiyo­nun yayılmasını önlemek olmalıdır. Bu doğrultuda abort yapan veya zayıf ve erken yavru doğuran koyunların doğum sıvıları ve atıkları dezenfekte edilip ortamdan uzaklaştırılmalı ve hayvanlar diğerlerinden izole edilmelidir. Doğum bölgeleri de­zenfekte edilmeli mümkünse tekrar kullanılmamalıdır.

Dezenfeksiyon: Etkili dezenfektanlara örnek olarak %3 lük hipoklorin ve kalsiyum hipoklorit, 5% fenozmolin, 4% nirtan verilebilir. Barınak dezenfeksiyonu yapılacağı zaman inhalasyonla zarar vermeyen dezenfektanlar seçilmelidir.